5 Ekim 2014 Pazar

tanrıyı yüzeyselleştirmek


küçük bir çocuğun başını örtecek kadar yüzeysel midir Islam?
kadının saçinın telinin gorünmesini günah sayacak kadar yüzeysel midir tanrı?
ben Allah inancı olan, Islam dinine mensup bir insanım ve bunu söylemek beni mutlu ediyor. aidiyet duyduğum bu kavramı araştırmak ve öğrenmek de benim gorevim.
okudukça, araştırdıkça içinde bulunduğum topluluğun ne kadar da yanlış şeyleri 'iman, ibadet' adı altında yaşadıklarını görünce kahroluyorum. inandığını söyleyen insanların tutumları beni deli ediyor. inanmadığını söyleyen, kulaktan dolma bilgileri ile inandığım kavrama hakaret edenlerin cahilce hareketleri de. ilk emir OKU! inanıyorsan, bin kere, yüz bin kere oku. inanmıyorsan da oku ama lütfen oku be adam, be kadın!
Kur'an, sayfaları roman okurcasına karıştırılarak yüzeyselce okunup kapatılacak bir kitap değil. bir din kitabı olarak ele alıp, ön yargı ile okursan korkarsın. inançlıysan, ancak yine romanmışçasına okursan yine korkarsın. biri saçma der inanmaz, digeri yüzeysel öğrendiğinden korkar, cennete gitmek için inanır.
artık, yüzde yüz cahil olduğunu gördüğüm iki kesimden de tiksiniyorum.
bu fotoğrafa yapılacak iki türlü yorum da midemi bulandıracak.
biri inanmayan, modern çağın IQ'su ayakkabı numarasına eşdeğer olan ancak 'kendimi bir tanrıya inanmayacak kadar zeki hissediyorum' alt başlığında noron yoksunluğunu ufak imgesel makyajla düzeltmek isteyen, felsefi bir olguya mensup olduklarını zanneden cahil bilgiçlerin, islam, inanç konusunda kulaktan dolma bilgileri ile yapacakları salak eleştiriler.
diğeri, bu fotoğrafı görüp, güya Allah korkusu, güya müslüman olmanın farzları deyip, küçük küçük kız çocuklarının kafasını zorla örtecek olan osuruktan müslümanlar. silikon inançlılar. huri hayali ile sevap point kazanmaya and içmiş 'vermen için veriyorum' pagan inancının müslüman devşirmeleri...
birincisi salak, Kur'an'da başörtme diye apaçık belirtilmiş bir kavram yoktur. ortünme kavramı belli surelerde anlatılır ancak Kur'an, herhangi kesin bir giyim şeklini açıkça 'bu olacak'diye belirtmez.
Nur suresi 30'uncu ayet: Kul lil mu’minîne yaguddû min ebsârihim ve yahfezû furûcehum, zâlike ezkâ lehum, innellâhe habîrun bimâ yasneûn(yasneûne).
kelimelerin tek tek türkçe anlamlarını yazmayacağım açın ve bakın. ama ana temada diyor ki; mumin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, nefislerini-ırzlarını korusunlar, bu, daha temiz bir harekettir size. Şüphe yok ki Allah, ne işlerseniz hepsinden de haberdardır.
bir sonrasındaki ayette yani Nur suresi 31'inci ayette ise kadınlardan bahsediyor:Ve kul lil mu’minâti yagdudne min ebsârihinne ve yahfazne furûcehunne, ve lâ yubdîne zînetehunneillâ mâ zahera minhâ, vel yadribne bi humurihinne alâ cuyûbihinne, ve lâ yubdîne zînetehunne illâ li buûletihinne ev âbâihinne ev âbâi buûletihinne ev ebnâihinne ev ebnâi buûletihinne ev ıhvânihinne ev benî ıhvânihinne ev benî ehavâtihinne ev nisâihinne ev mâ meleket eymânuhunne evit tâbiîne gayri ulîl irbeti miner ricâli evit tıflillezîne lem yazharû alâ avrâtin nisâi, ve lâ yadribne bi erculihinne li yu’leme mâ yuhfîne min zînetihinn(zînetihinne), ve tûbû ilâllâhi cemîan eyyuhel mu’minûne leallekum tuflihûn(tuflihûne).
biraz uzun diğerine gore, birçok kişi sifatı geçiyor. ancak ana temada, mumin kadınlar, haramdan sakınsınlar, iffetlerini-nefislerini korusunlar. båşörtülerini ziynet yerlerini örtecek şekilde omuzlarından göğüse kadar sarkıtsınlar. gizledikleri ziynetler bilinsin diye ayaklarıni yere vurarak yürümesinler falan diyor.
şimdi bu iki ayete de istediğiniz gibi yorum yapabilirsiniz. Kur'an öyle okunduğu gibi anlanan bir kitap değildir. bir nehir varsayın: uzaktan bakarsaniz yuzeyindeki suyu görürsunuz, biraz yaklaştıgınizda, çok az dibini gorürsunuz, ancak nehrin içine girerseniz onunla butunlesirsiniz. suyu hissetmek uzaktan bakmayla olmaz, dokunmak gerekir. Kur'an da böyledir. ben bu ayetin hemen hemen 15 farklı tefsirini okudum. daha da fazladır ancak güvendiğim din adamlarının çevirilerini okumaya çalışıyorum. ziynet yeri diye belirtilen yerle, saç, kulak, boyun, gerdan, el. örtme kavramı birçok ayette geçiyor. bu örtü, başı saran, ancak ısrarla saçlar görünmesin diye saçma bir vurgu yapmayan, omuzlardan göğüse dökülen bir ortü. şal gibi birsey yani. Islam'ın geldiği yıl 622. ilk geldiği coğrafya arap yarım adası. sıcaklık 50 derecenin üstünde. tüm coğrafya çölden ibaret. kum fırtınaları vs. ayrıca, medeniyetin, toplumsal yasal düzenin oluşmadığı bir yüzyıl, hırsızlık-tecavüz gibi toplumsal suçların hat safhada olduğu bir dönem. elle tutulur bir ortak düzen yok. klanlar halinde yaşanıyor vs. din ve kitap da bu duzeni olusturmaktan sorumlu. olusturuyor da. su an anayasaya nasil kizamazsak, buna da kizamayiz.
ataerkil topluma geçiş sonrası, en tehlikede olan canlının kadın olduğunu varsayarsak, bir din kitabının kadına yönelik bazı ayetleri barındırmasına şaşılmamalı. sadece kadın da değil, erkek davranışları, adab-i muaşeret kuralları, anne baba çocuk arası davranışlardan da bahseder Kur'an. kadının ziynet yerlerini ört demesi öcü değildir arkadaşım. hırsızlığin çok olduğu bir yerde, kadın gibi süsü ve süs objelerini seven bir canlı türünün sokaklarda altınlarla, elmaslarla dolaşması ne kadar sağlıklıdır? ve yürürken, bu ziynet eşyalarının çok sallanarak 'ben buradayım' dercesine ses çıkarması? yaşadığımız 21'inci yüzyılda bile sokaga cikarken takmaya korkar kadınlar, düşman çeker diye. değil ki birinci yuzyılda korkmayacaklar. kadın saçına, kulağina, eline, bileğine, boynuna süs eşyası takar. bunları takmak haram değildir ancak bunları göze sokmak, zenginlik ile fakir olana nispet etmek haramdır. olmayanı suça teşvik eder. bu yuzden ört der. tak ama gösterme. ha, fiziksel örtünmeye de değinir zira, altının hırsız çeker, kadın bedeni de hayasız. olayları yaşanan yüzyıla göre değerlendir, hemen 'ne yani adamlar bakmasın diye biz mi örtünmek zorundayız' deme. sene 622! kadınin herhangi bir sosyal ya da hukuksal güvencesi yok, hoş hala yok. neyse...
örtünmek bir ibadet değilm adettir. o donemde sadece kadinlar degil erkekler de ortünür zira cografya colden ibaret. kum fırtınasında kafanı örtmezsen kör bile olabilirsin. şimdi arabistana gitsen belki kum firtinası olmaz ama çole gitsen, kafanı ortmekten korkan sen mutlaka ortmek zorunda kalacaksın. cografya senden üstün çünkü...
Hz. Muhammed'in aile erkaninın kara çarfala gezdiğine dair tek bir hadis yok. ziynet yerini orten ortu var ama şimdiki modern zaman muslumanları gibi tesettur mantığinda degil. zaten ben anlamıyorum bunlar neyi nasil okuyor. ben o kadar okudum, bir kez olsun 'lan gunahmış, kapanayim ben' duygusuna düsmedim.
gelelim çocukların båşını örtmeye. bunda çok net birşey var, bir kız çocuğu zira ortünecekse bu yåş regl olduğu dönemdir. ortünme amacı da nefsine hakim olamayacak lanet erkek ırkının kıza zarar vermesinin önüne geçmek. yoksa kafa ortmek değil. çünkü o dönemde, çocukluktan ergenlige geçişle, giyimden suslenmeye de değişim olur. o çocuk artık taki takar vs. yoksa,ergenlige girmemiş bir çocuk zaten Kur'anda açıkça belirtildiği üzere günahsızdır, öldüğunde dunyadaki yaşantısından sorumlü sayılmaz. saftir!
çocuğun kafasını ortmek yok kardesim islam'da. bulan vara bana da gondersin. bu yasa tasarisini hazirlayanlara bakip da işte bunlar musluman, islam bu falan da demeyin. bunlarin benim inandiğim, sayfalarca okuduğum şeyle alakası yok.
ilk emir ile okuyun! kahretmeyin beni!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder