5 Ekim 2014 Pazar

gözde'nin izban seyahatnamesi vol.6976493763641346

bu akşam işten çıkıp, hayatımda ilk defa bir vitrine dahi bakmadan eve gitmek istedim. olmadı, olamadı... 
işten saat sekizde çıktım, eve 11de girdim. neden? anlatayım.
iş yerim ile evim arası otobüs ile 35 dakika. 
işyerinden çıkıp otobüse bindiğim durak ilk duraktan bir sonraki. bu akşam ben, metro ile ilk duraga gidip, oturarak eve gitme hayali kurdum. 
popomu rahat ettireyim istedim. 
ne zaman metroya insem hep sağ mıydı sol muydu karmaşası yaşarım. 
bu sefer yaşamadım ve sağdakine bindim. ancak konak yönüne gidene değil, tam aksi yöne gidene binmişim. 
'neyse ya, oldu bir kere' deyip hilal denen aktarma durağinda indim. oradan yoluma izban ile devam edeyim dedim. 
yaklaşık 20 dakika bekledikten sonra izban geldi ve bindim. 

yine yanlış yön. 

bu sefer gittiğim yer bayraklı. bindiğim durakla arasında 3 durak falan var ve ben bu üç durak arasında uyumuşum. 
uyandığımda panikle attım kendimi izbandan ve şirinyerde olma hayali kurarken kendimi bayraklıda buldum. 
hala kendime olan sabrımı kaybetmeden, içime derin derin nefes çekerek karşı istasyona geçip buca yönüne gidecek olan izbanı beklemeye başladım. yaklaşık bir 20 dakikamı daha orada geçirdim. neyse ki geldi ve bindim. derin bir oh çekip, kulağıma kulaklığımı taktım, koltuğa kuruldum ve son kez aktarma yapacak olmanın keyfi ile genleştim. 

yine uyumuşum. 

uyandığımda gaziemir istasyonuna yaklaşıyorduk. inmem gereken duraktan neredeyse 3 durak sonrası. cinnet geçirmeyeceğim diye and içmişçesine o durak senin bu durak benim sabirla mekik dokuyordum resmen. 
yine indim, istasyondan çıkıp, karşı istasyona geçtim ve yine beklemeye başladım. bir 20 dakika daha. gelen izbana bindim, boş koltuk vardı oturmadım, kulaklığımı takmadım ki istasyon anonsunu duyayım ve yoluma devam ettim. 
tam güzelce ilerlerken, izban yavaşladı ve durdu. arızalandı kisaca... bir 25 dakika da onun arızasının giderilmesini bekledik. derken şirinyere vardım. son bir aktarma yapmam gerekiyordu.
 evime giden otobuse binecektim ve 15 dakika sonra evimde olacaktım. 
ancak olamadı zira kentkartımdaki bakiye bitmiş. 
yanımda para yoktu, en yakın atm çok uzaktaydı ve bunların hiçbirini yapacak kuvvete sahip değildim. zamanda yolculuk yapıp beş yaşıma gittim ve ağlamaya başladım sinirimden. 
sonra babamı aradım gel beni al diye. tam gel beni al diyecekken şarjım bitti. allahtan bulunduğum yeri söylemişim ilk. kızını tanıyor adam neyse ki. 
benim beyaz renault meganelı prensim... 
arabaya nasıl bindim nasıl indim hatırlamıyorum çünkü orada da uyumuşum. 
neyse ki babam evin yolunu biliyor. sonunda evdeydim. 
3 saat sonra... 
insanlar üç saatlik ulaşımla ülke değiştiriyor. ben işımden evime gidiyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder