17 Temmuz 2014 Perşembe

since 1988-prematüre bir doğum günü yazısı şeysi.

since 1988...

27 yıllık bir beden, kimlik, ruh, evren.
kendimi bir evren olarak tanımlasam garip karşilar misiniz?
kendini beğenmiş mi görünurüm?
peki, umurumda mı bunları düşünmeniz?
değil elbette, düşünün gitsin. ben bir evrenim...

27 yıl, 9.855 gün, 236.520 saat, 14.191.200 dakika, 851.472.000 saniye... milyarlarca an, binlerce kitap, milyonlarca kelime,
ben bir evrenim.
(Evet, uşenmedim hesapladım.)


büyüdüm, düşe kalka, çoğunlukla ite kaka, uyuşukluğun ve uşengeçliğin karesini alarak, tiksinerek, severek, ağlayarak ama daha fazlasıyla kahkaha atarak, koşarak, çıplak gezme hayaliyle, toprağa basarak, ağaca tirmanarak, gün aşırı kendimi sakatlayarak, vücudumdaki morluklarla, ruhumdaki incinmişlikleri gormezden gelerek, acıdan haz alarak, yer yer nefret ederek, sinir sistemimi hor kullanarak, inatla, sonsuz aşkla büyüdüm.

büyüdüm ve 27 yaşıma geldim.
kimilerinin çocuklari var, kimileri evlenecek, kimileri yaşamıyor, kimileri zengin, kimileri fakir bu yåşta.
ben neresindeyim bu yaşın?

fizyolojik kısmında, bedenim büyüdü. hoş boyum 1.55 cm, kilom 46. bedenen tam da büyümüş sayılmam, ama göğüslerim çıktı, kavisli vucudumla buyuk gorunmek istediğimde görünürüm. eger büyümekten kastınız vücut hatlarınizın yaşadığıniz yıl ile doğru orantılı olmasıysa, ben kismen büyüdüm. boyum hala kisa.

beni yakından tanımayan biriyseniz, ilk kez görüyorsanız, 27 yıllık olduğuma inanmazsıniz.
zira en başta dediğim gibi hacmen yaşımı yansıtmıyorum. 27 yaşında bir kadınin fiziksel ozelliklerine sahibim ama hal ve tavırları? bazen yasiyorum, ama cok kisa suruyor. plastik kokusu alıyorum ve duruyorum.

buyudum, ama sadece yıl aldım. en olgun yasimda kaldım. alper kamu'nun da dediği gibi, 5 benim de en olgun yaşımdı, şimdi çürüğüm...

ben bir evrenim...
içimde bilmediğiniz, benim şu an söylemeye cesaret edemeyeceğim çok şey var.
sınırsız bir hayat istedim.
önüme çıkan her yola girdim, her dönemeçte aklım dıger yolda da kaldı. birini yaşayıp dıgerine yöneldim.

tüm elementlerine aşık oldum doğanın.
kimse yokken etrafta, sakin bir sahil köyünün insansız sahilinde çıplak yürüdüm bir akşam vakti, rüzgarın ipeksiliğini hissettim derimin her bir noktasında.

giysilerimden sıyrılıp çiplak girdim denize. nefesimi tuttum, içine gomüldüm suyun. son bronştaki hava çikana kadar kaldım içinde, hatta boğulacaktım son anda kurtuldum.

her gordüğüm ağaca aşık oldum. ormana her gittiğimde, uzanıp yere ellerimi ve ayaklarımi toprağa gömdüm, içine çöktükçe çöktüm toprağın. üzerimde böcekler dolaştı, umursamadım.

kendim olmaktan çekinmediğim bir hayat yaşadım. bazen garipsendim, bazen hic sevilmedim, bazense vazgeçilmez oldum.

kendimi cinsiyetsiz gördüm her zaman.
hem kadın hem erkektim.
çoğunlukla çocuk oldum, büyümeye çalıştım, sevemedim-bıraktım.

dogmuş olmaktan hic haz etmedim. anne ve babama çok kızdım korunmadılar diye, bunu her zaman dile getirdim.
ama bir kere dogduysam, rolümü de benimsemem gerekti. kimdim, neydim, ne için gelmiştim?
gecelerce irdeledim.
herkesin üzerime yüklediği kimlikleri bir türlü yakıştıramadım kendime.
sıfatın tanımını öğrendiğimde sıfatlarla bir daha işim olmadı.

gözde kim deseniz, kendimi betimleyemem size.
sizin alıştiğiniz o kelimelerle.

sadece evrenim. naçizane bir evren.
çok fazla şey var içimde. çoğunu kendime saklarım, anlatsam korkarsıniz.
anlatsam, yadırgarsıniz.
anlatsam, anlayamazsıniz, aşağılar, kızar, alay edersiniz.
ama umrumda olmaz bu tepkileriniz, özür dilerim.

27 yaşıma girerken, kendimi keşfettim.
günlerim, gecelerim düşünmekle geçti.

ve kendime giden kapıyı araladım, şimdi yurümeye başlayacağim o yolda.
biraz daha garipleşerek belki, belki de delirerek.
çelişkilerimle büyüyerek.

en az sınirla yaşadım bu yaşa kadar. artık sınırlarımı tamamen kaldırıyorum.
kendine ket vurarak, gerçekte kim olduğunu değil, sana dikte edilen sanal kimliği benimseyerek geçmeyecek hayat.

kendime aşık olduğum bu hayatta, kendi sınirsiz içselliğimi yaşantıma aksettirmenin zamanı geldi.

bugün 26 yaşımın son günü, 27 yaşımın ilk. 26 yåşımı nasıl yaşadım, iyi mi yaşadım, kötü mü yaşadım, parmak hesabına gore gerçekten 26 yaşında mıydım yoksa gün mü almıştım da 25 buçuk gibi mi yaşadım, bilmiyorum. ilk kez yaşadım, bir daha da yaşayamayacagım. 26; çift bir sayı, sonunda 6 var ama 3'e bölünemiyor. 6 yılımı süpürge ettiğim Eskişehir'in plakasi ve kurbağanın kromozom sayısı. 26 yaşa dair yazabilecegim en mühim şey bölünmez bir plakanın kromozom sayısına eşit bir yaş olduğu.

bölünmedim, büyüdüm. şimdi 27'yim. ama kafam hala 27'den gün mü aldım, 27'ye ayakkabımla mı bastım, yoksa bodoslama mı daldım orada.

önemi var mi?
elbette fi fi.
kocaman oldum, kocuyorum. bir yastıkta, çoklu kişiliğim ile kocuyorum, kocasız kocaman oluyorum.
halk arasında evde kalmak deniyor, görmezden geliyorum.
yåş 27, bir kakalak gibi ortasındayım tüm düğün halaylarının, ona yanıyorum.

kendimi hazir hissettiğimde telefonla joker hakkımı da kullanarak girmek isterdim ama öyle bir hakkım yok. 27 yaşima sacmalayarak giriyorum. tüm yıl böyle geçecek, biliyorum. bu hayata İzmir'den katılıyorum, sevişirken korunmayan anne babama buradan selam gönderiyorum.
benim gibi 27 yaşına giren tüm yaşamacı arkadaşlara başarılar diliyorum.
ne için yaşıyoruz, niye büyüyoruz bilen söylesin, anlamadan büyüyorum, bosa gidiyor.

Gözde Dural 27'nci kişisel yılsonu bunalımı kutlu olsun.

karpuz gibi yata yata
büyüyorum,
büyüyoruz,
büyüyorlar.


not: bugun değil doğum günüm, bugun bayağı bayagı 17 temmuz. premature oldu yazı.
tutamadım içimde, çıktı rahatladım.
iyi ki doğacağım birkaç gün sonra.
ve ilk tokat, hala aklımdasın.


7 yorum:

  1. Beğendim, çok beğendim. Seni olduğun gibi sevdim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tesekkur ederim :) ben de seni seviyorum!

      Sil
  2. istediginiz uzunlukta, istediginiz gibi yillara.dogum gununuz kutlu olsun.söylenecek seyler var, yazilacak yazilar,... gerisi teferruat...

    YanıtlaSil
  3. tesekkur ederim, yeni gordum :)

    YanıtlaSil
  4. Rica ederim, bazı kişiler için zaman kavramımı degiştirebiliyorum. Mesajinizi gecikmeli gönderilmiş saymıyorum ;) (bknz; bir buluşmaya geç gelen kişiye yeni geldim, yada çok beklemedim demek ;)

    YanıtlaSil
  5. ben hep geç kalırım, iyi tanıyanlar bilirler :) kusur ettiysem affola :D

    YanıtlaSil
  6. ben hep beklerim tanıyanlar bilmez zira onlar sordugunda hep yenı gelmiş oluyorum :) zaman için torpil gectigim insanlarla bulusma sonrası cok guzel oldugundan beklemenın lafı bıle olmaz ;) bu konularda unutkanım ;) (not:adamına göre degişir) kusurlarınız yoktu olursa affolur zaten ;)

    YanıtlaSil