27 Haziran 2014 Cuma

kişisel kalabalığım

kendimi bildim bileli, kendi kendime çok kalabalık geliyorum.
her vesikalığim toplu fotograf gibi, baktıkça kalabalıği gorüyorum.
bokum çıktı bu yuzden, ama anlatamıyorum blog.
o yüzden çoğunlukla az konuşmayı, az insanla görüşmeyi, kalabalık otobüs guzargahlarında eve gitmemeyi, çarşı-pazar dolaşmamayı ve karşıdan karşıya geçerken yaya geçidini kullanmamayı seçiyorum.
bazen o kadar abartıyorum ki, umumi tuvalet bile kullanmıyorum. çünkü ben kalabalık, orası kalabalık. 

çok kalabalik ve bir o kadar yalnızım blog.
yalnizım demem serzeniş değil, bir övgü. kişisel methiyemin giriş cümlesi.
yalnız olmayi seçiyorum çünkü kalabalığım kendi içimde.

çok ses, çok düşünce var.
bir ben var bende kolbastı ekibi gibi. 
dağınık ve anlamsiz.
bir o kadar pespaye ve gereksiz hareketli.

çok kalabalığım ve yoruldum artık.
ilaç milaç alayım diyorum, bir doktora gideyim; sonra hastanenin de kalabalık olduğu geliyor aklıma.
kişisel ordumu nadasa bırakıyorum.

şu ara kafam çok karışık, kumpir kadar karışık.
beynim patatesten daha pure.
odaklanamıyorum, sonra bir odaklanıyorum genelleşemiyorum.
dalıp gidiyorum, daldığım yerden çıkamıyorum.
konuşurken Semra Hanım gibi daldan dala daldan dala otluyorum, duramıyorum.

çünkü zihnen kusmuk formundayım.
içimdeki kalabalık, vidi vidi bidi bidi yiyip bitiriyor beni. 
kendi kendime fazla geliyorum.

karekökümü alsam rahatlayacağim aslında ama alamıyorum. 
çok dalgalandım, durulamıyorum.

yoruldum be blog,
kalabalıktan yoruldum, sessizlik istiyorum.
az olayım, damla damla akıp gideyim, göl değil sızıntı olayım istiyorum.

çok şey istiyorum değil mi blog?
asla tekil olamayacağım.

yalnızım ve tekil değilim.
ironik efermesan tablet gibiyim.
biri içse de süzülsem diyorum bir böbrekten, belki öyle ayrışırım.

ama olmaz, zira o kadar kalabalığım ki, ne yapar, eder, bir şekilde o böbreğe bir taş olarak kalabalıklaşırım. 

çok yalniz ve bir o kadar kalabalığım blog. 
çok sesli değil, bol es'li olmak istiyorum.
olamıyorum.
olamıyoruz.
olamıyorlar. 



22 Haziran 2014 Pazar

hiçliğin merkezi gibiydi.
ama her şey orada gizliydi.

21-22 haziran 2014
kınık-köseler köyü

tarifsiz