20 Temmuz 2013 Cumartesi

utanıyorum

Ingmar Bergman’a sormuşlar: Gidişat kötü,dünya nasıl kurtulacak? “Utanç", demiş Bergman. Dünyayı bir tek utanç kurtarabilir. 

dünyayı kurtarmadan önce yurdu kurtarmak gerekir. ama bir yurt düşünün ki, bu yurdun başındakiler lugatlarından 'utanç' kelimesini çıkarmış olsunlar... 

kurtarılır mı bu topraklar bu haysiyet yoksunlarından... 
bugün ben senin yerine utandım bay başkan, bir kez daha. 

artık her konuşmanda utanıyorum. önceden kızardım sana, öfkelenirdim; artık sadece utanıyorum. 

senden utanıyorum bir kere, çünkü bu karaktersizliğinle beni yönetiyorsun ve senin beni yönetiyor oluşunu yakıştıramıyorum kendime. 
sonra ailenden utanıyorum, nasıl dur diyemiyorlar diye. 
düşünüyorum benim babam ya da eşim böyle laflar etse, yerin dibine geçerdim diyorum. bakamazdım insanların yüzüne... 
sonra etrafında el pençe hazir duranlardan utanıyorum; hadi bir kişinin gözleri ve beyni bağlıdır diyorum içimden ama bunca kişinin içinde bir kişi bile mi yok aklı başında olan? 
Ardından sana tapan, her dediğine alkış tutan seçmeninden de utanıyorum; onların içinde de mi yok aklı selim bir adam? 
sevsinler seni, umrumda değil ama yanlışını da gormezler mi, biri demez mi 'bu kadarı da fazla, dur başbakan' diye... 
nasıl şaşırıyorum anlatamam. 

senden her geçen gün daha da utanıyorum zira aynı familyadanız, şükür ki tek ortak noktamız bu. 

ben senden, senin yerine de utanıyorum. 
keşke sen de biraz kendinden utansan ve düzelse birşeyler... 

sen kendini dünya lideri sıfatina koydun, eyvallah lider olmaz zor değil. 
bulursun kendine biat eden bir tayfa ve olursun lider hatta kurtarırsın başka başka toprakları hani şu çok sevdiklerini ama peki adam olmak? 

utanç yok, vicdan desen hiç olmamış, insaniyet kökten aldırılmış... 
sen kendini kurtaramazken her geçen gün içinde biraz daha bayağılaştığin utançtan nasıl kurtaracaksın dünyayı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder