18 Temmuz 2013 Perşembe


insanlara kızmak doğamda yok. kızar gibi olup anında su gören yufka gibi gevşiyorum. ben de istiyorum ki sinirleneyim, köpüreyim ama olmuyor. canım da yakılsa engel olamiyorum şu mallığıma. eh haliyle de eriyor yufka. yufka eriyince ne olur? yırtılır. parçalandım la ben. kol böreği olup birilerinin midesine girmek varken çöpe gidiyorum.
yazar yazının bu noktasında Fırat'a bağlanıyor:sıç bok.

yazarın gereksiz notu: hiç kızgın değilim kimseye. hayatıma giren ya da çıkan herkes bir şekilde anı verdi bana. anılarla karın doymuyor ama olsun, bilim bunun da bir çaresini bulur diye ümit ediyorum.
sevgili eski ikinci patronum, on numara adamsın. sana kizgınlık duyar gibi oldum fakat o kelimenin içindeki 'z' yerini 'r' harfine bıraktı. kırgınım ama geçer, sag ol bu sıfır kilometre yeni mezuna kapını açtın ve iyi kötü bir yol çizdin bana. şimdi edilgen bir şekilde-bana da yakışan bir istifaydı kabul etmem gerek zira hiçbir şeyim normal değil-  istifa ettim ama her zaman seveceğim ilk işimi... gerekirse geri bile dönerim ama daha fazla maaş isterim bilesin:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder