22 Temmuz 2013 Pazartesi

Emir Efe, dokuz yaşında guzel mi güzel bir çocuk.
löseminin zapt ettigi minik bir beden.
elimizden birşey gelemedi, kurtaramadık onu da diğer arkadaşları gibi...

hastalık mı daha fazla yıkar yoksa elden birşey gelmemesi mi bilemiyorum.
ailesini düşünmek, onların acısını anlamaya çalışmak nasıl da yakıyor canımı.
hele ki hastalığı için seferberlik başlamışken, kendini bilmez birkaç insa müsveddesinin o yaptıği yorumlar... 
biri diyor ki' şimdi de milletin iliğine mi göz diktiniz?'
bir başkası da ' bu ilik ve kök hücre toplayanların niyeti sandığimız gibi hayat krutarmak degil, yeni silah üretmek' diye devam ediyor.
bu kadr iğrençleşebiliyorlar, hem de masum mu masum bir çocuk üzerinden...
bir de müslümanız diyorlar... 

ailesi gordü mü bunları bilinmez, umarım görmemişlerdir. 
zira ben onların yerine koyuyorum kendimi ve böyle bir yakıştırmayı düşünüyorum çocuğum için, kanım donuyor... sizin Allah'ınız yok gerçekten, yok!

lösemi çok zor bir hastalık...
çok acı bir sınav...
allah kimseye vermesin demeyeceğim çünkü biz başımıza gelmeden anlamak istemiyoruz acı çekenlerin halini...
sonra böyle insanlıktan çıkıyor birileri.
acıyla alay ediyorlar, iftira atıyorlar...

çok utanıyorum Emir efe, ablan olarak elimden hiçbir şey gelmedi senin için.
ne ilik verebildim, ne seni ziyaret edip güzel gözlerine bakabildim.
affedebilecek misin beni?

huzurlu uyu kardeşim Emir Efe, oğlum Emir Efe...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder