20 Temmuz 2013 Cumartesi

armut

küçükken sorulan 'beni nasıl yaptınız' sorusu yerini 'beni neden yaptınıza' biraktıysa büyümüşsün ve hayatın ilk hook punch'ını yemişsiniz demektir.

şahsen ben hayattan yemedim ama küçükken, kendini Mike Tyson sanan bir arkadaşım (ben de o zaman zeyna olduğumu düşünüyordum) kallavi bir yumruk geçirmişti mideme ve ilk aydınlanmamı o nefes alamadığım on saniyede geçirmiştim.

bu reel bir yumruktu ve atan bir insandı; demek ki insanlar sana yumruk atabilirdi.
o zaman bunun sadece bu yolla olabileceğini varsayıp, çocuk aklımla ve zeyna içgüdülerimle herhangi bir yerime gelebilecek darbelere karşı kişisel savunma mekanizmamı geliştirmiştim, ta ki lisede ikinci yumruğumu yiyene kadar. 
açıkçası bu tarz darbelerin acısı anlık oluyor, ben de sonrasında guzel bir zevk de uyandırmıyor degil. kafama vurma yeter, o zaman sinirleniyorum. ama digerlerinde gülüyorum. her neyse...

başka yumruk yemedim şu zamana kadar, zira o eski atarlı ergen hallerimden geriye birine sataşmayı dahi üşengeçliği ile geçiştirebilen pamuk gibi bir kız kaldı. fakat yumruk dediğim şeyin sadece, parmakların avuç içine kapanmasıyla elin aldıği biçim (TDK tanımıdır) olmadığını öğrendim.


insanlar size gerçek yumruk atabilir ve bu geçici birşeydir fakat bazıları psikolojik yumruklar sallar ki bunun acısı  uzun bir sure hafızanızda iglo etiketli mezgit gibi taze kalır.


ve işin acı tarafı da gerçek bir yumruğa anında cevap verebiliyorken, böylesine adi bir yumruğa anında cevap verememektir. çünkü bedensel reflekslerin benzerleri ruhta mevcut değil. 


hayat bazen cidden çok Mike Tyson...


onun gorünmez yumrugu kim tarafindan nerenize gelecegi belli değil. 

eh haliyle sersemliyor insan.
basiret de bağlanıveriyor hemen.

işte insan bu şekilde büyüyor. yumruk yiye yiye...

hem gerçek yumruklarla hem de gorünmezlerle
ama en çok hangisi can yakıyor dersen, ikincisi zira anında cevap veremiyorsun.
sonrasında cevap versen de etkili olmuyor vesaire...

birkaç saglam hook punch yedim zamanında, hala acısi duruyor.

ama attin mi dersen, atmadım zira ben psikolojiye değil direk surada çalışmayı yeğlerim.
anlık sinirimin karşımdakinde uzun yıllar etkisini yitirmeyecek bir acıya dönüşmesindense, ona verebileceğim 10 saniyelik fiziksel acıyı yeğlerim.
zira bir gün sonra unutur o acıyı, ben de sinirimi bir şekilde boşaltmış olacağımdan rahatlamış olurum.
ama o kişiye vereceğim ruhsal darbenin izleri uzun yıllar taze kalir.
kimsenin aklında iyi ya da kötü bir anı olmak istemem...

böyle yazdığima bakma, ben hamamböceğinin yaşama hakkına bile saygı duyan biriyim.

şiddetin her türlüsüne de uzağım.
bana yumruk attığın sırada, büyük ihtimalle armutların hasat vakti gelmiş olur, bu yüzden meraklanma...
canım da acımıyor zaten, fiziksel olarak.
ruhuma çalışma, kafi...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder