24 Haziran 2013 Pazartesi

oyun

bir trafik kazasında, kazayı yapanlardan biri öldüğünde, diğerinin suçu 8'de sıfir olsa bile, o kişi tutuklu yargılanır ve minimum beş ay ceza evinde kalir. 
mahkeme gününe kadar olan bu tutukluluğun nedeni, ölen kişinin ailesinin o aci ile diger şahısa zarar vermesini engellemek ve mahkemenin stabil bir şekilde seyredebilmesini sağlamaktir. 
elbette hukukçu değilim fakat bu bahsettigim durumu yakından yaşåmış biriyim... 
şimdi, trafik kazalarında bile bu acı durumundan kaynaklanan tutuklama politikası işlerken, Ethem'i vuran polis neden tutuksuz yargılanıyor bunu sorgulamak lazım. 
bu ateşin ortasına bir piyon atmaktan başka birşey değil. 
o polis, tutuklanmadığı için seviniyor belki de ama bilmiyor ki kendi devleti onu hedef gosteriyor. 
her ıgrenç taktiği deneyen ve bu direniş sürecinde iç savaşı körüklemek adına her pisliği mübah sayan devlet, şimdi bir kıvılcım yaratip bunun aleve dönmesi için salyalarını akıtıyor. 
o kişinin serbest bırakılmasındaki art niyeti lütfen gorelim. 
aci ile kavrulan bir ailenin gözünün içine bakarak, bu ailenin acısına ortak olan bir halkın gözüne sokarak yapılan bu serbest birakmanın esas amacı, bir yemi ortaya atarak kendilerine istedikleri o kanlı ortamı yaratmaktır. evet, o adam bir katil... 
evet, adalet sistemi bir kez daha intihar etti ancak esas sorgulanması gereken bu işin alt planında yatan çirkin beklenti. umarım ben yanlış düşünüyorumdur, umarım en kısa zamanda en başta yapılması gereken yapılır ve o şahıs önce fani adalet sistemine, sonra da gerçek adalete hesap verir. 
ve umuyorum ki bu Bizans oyunu mantığındaki basit ve bir o kadar çirkin plan, bu halkın yüksek sağduyusu ile gerçekleşmez. her adımlarında daha çok pisliğe batan bu insanlardan, maalesef ki bu denli çirkin bir hareketi bekliyorum artık. 
bizden onlar gibi eli kanlı olmamızı istiyorlar en başından beri... 
bizim acılarımıza tuz basarak ateşlenmemizi, ofkelenmemizi, bu öfke ile hareket etmemizi istiyorlar. çünkü o zaman bizi kendi pisliklerine çekerlerse bizi bitirebileceklerini düşünüyorlar. 
Ethem'i hiç tanımadım, görmedim, oturup bir çay içmedim onunla, ama onu sevdim, dua ettim onun için... 
hepimiz bunu yaptık ama Ethem'i kaybettik... 
şimdi daha fazla kaybetmemek için onların pisliklerine mahal vermeyelim...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder