9 Mayıs 2013 Perşembe

çıkarın kamerayı el sallayacağım

gün geçmiyor ki biriyle sınav niteliğinde bir konuşma gerçekleştirmeyeyim.
sanırım ben de bir sorun var. bunları gerçekten yaşıyorum ve paranoya yapıyorum: acaba bir tek benim bilmediğim bir oyunun mu içindeyim de herkes beni sınıyor? iş görüşmeleri yaptıkça, kendimi Amazon ormanlarında araştirma yapan ve yeni bir canlı türü keşfeden bir bilim adamı gibi hissediyorum; ama o bilim adamı keşfinden dolayı mutluyken ben şåşkınlık yaşıyorum. yeni insan türleri keşfetmek çok keyifli siz de deneyin. canınız sıkılıyorsa gordüğünüz bir ilana iş başvurusu yapın, ben öyle yaptım; işte istemeden gelişen diyalog....

P.S; bu arada işi alamadım; aramadılar, ben de aaramadım. ararlarsa da açmayacağım.

insan kaynakları: Ne okudunuz?
ben: Moda tasarım.

Insan kaynakları: Tekstille ilgili degil mi?
ben: evet?!?(içses: noluyo lan?)

Insan kaynaklarI: Daha önce tekstilde çalıştınız mI?
ben: hayır, yani stajlarımı saymazsak. fakat iş deneyimi konusunda 2 yıllık bir deneyimim var. bir dergide editorluk yapmistim.

insan kaynakları: Kalıpla mı ilgiliydi?
ben:(içses: Hop başlıyoruz, kemerleri tak gozde) hayir, basin sektoruydu

insan kaynaklari: kalıp yapmadınız yani,
ben: Hayır, moda ile ilgili yazılar yazdım ve röportajlar yaptım..

insan kaynaklari: Tekstil firmasi miydi?
ben: (içses: Yok ablacım, ben alt yoldaki inşaatta ameleyim; iş tanımıma göre
duvar örüyom, sıva falan yapıyom. gerekirse tesisat da döşerim. mesela senin beyne giden tüm damarlar tıkalı, değiştirelim senin tesisati komple, ha ne dersin?) Hayır; dergiydi. Mecmua, magazin dergisi... Tekstille alakası yok.

insan kaynaklari: ama kalıp yapmamışsınız hiç.
ben: (kalıbımı basarım kamera var dimi, çıkarın lan kamerayı, valla kızmıcam.) öğrenciliğim süresince kalıp çıkardım. Kalıp çıkarmayı biliyorum fakat bilgisayarli kalıp bilmiyorum.

insan kaynaklarI: ne okumuştunuz?
ben: moda tasarım...?!?!!!

Insan kaynakları:bilgisayarli kalip biliyor musunuz?
ben: hayir, bilmiyorum.

insan kaynaklari: kalıp bilmeden kalıp departmanında çalışamazsınız
ben: kalıp biliyorum, bilgisayarli kalıp bilmiyorum.
.
insan kaynaklari: daha once hiç asistan almamistik
ben: ne guzel, ben ilk olacagim ayagim bereketlidir.

insan kaynakları:??

insan kaynaklari: kalip departmani onemli...
(sessizlik)

insan kaynaklari: kalıp ogrenmelisiniz... tekstilde çålışmamışsınız, kalıp çıkarmamışsınız. bunlari öğrenmeniz lazim. mutlaka kalıp öğrenin...
ben: (içses- yüksek bir uçuş söz konusu, kadın türbülansa girdi gözde, kaç)yok ben gideyim, valla hic kalmayayim. saat de gec oldu, evde çoluk çocuk aç. zaten kalıp da ne yapacağım, buralar eğlencelik mekan olmuş kamera nerede gösterin el sallayayım.

 son cumleyi diyemedim elbette... bu konusma yaklasik yarim saat bu sekilde gecti. en son ben pes ettim ve herseye evet dedim. oyle cok evet dedim ki artık bir daha diyemeyecegim.
 ömrüm sınanmakla geçiyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder