11 Ocak 2013 Cuma

korkmak basitliktir

O kadar korkmuşuz, o kadar sinmişiz ki,
içten içe doğruyu bildiğimiz, yanlışı gördüğümüz halde
"bana dokunmayan yılan bin yaşasın"cı olmuşuz.
Vatandaşlık görevini her dört yılda bir, sadece oy sandığının başına geçip bir ambleme mühür basmak zannediyorsak,
bunun haricinde sesimizi duyurmak yerine "aman birşey yazarız da mimleniriz" korkusu yaşıyorsak,
illa ki birilerinin bizim yerimize ellerini taşın altına koymasını istiyor ve "gel sen de destek ver" denildiğinde başımızı önümüze eğip "ben bulaşmam" diyorsak,
hala işimiz gücümüz diziler, trendler, markalarsa,
ülke gündemini hande yener'le demet akalın'la sınırlı tutuyorsak,
kimse kusura bakmasın ama en az bu yolsuzlukları yapanlar, masum insanları hapsedenler, katiller, teröristler, halkın egemenliğini monarşiye çevirenler kadar suçluyuz.
biz gerçekten boynumuza takılan tasmayı,
soyulmayı, haklarımızın ihlal edilmesini, özgürlüklerimizin kısıtlanmasını
kısaca bugüne kadar başımıza gelen her türlü kötülüğü hak eden bir toplumuz.
Bu ülke maalesef tuzu kuruların,
bana dokunmayan yılan binyaşasıncıların,
sömürülmekten zevk alanların,
cahillerin
ve
en kötüsü de yaşadıklarının farkında olup susan korkakların ülkesi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder