10 Ocak 2013 Perşembe

çifte standart

kurallar her zaman vardı insanlık tarihinde ama bu kurallar düzeni
eşit derecede sağlamak için değil, bazı kesimlerin kendi özgürlüklerini bol keseden genişletip, her maddeyi işlerine geldiği gibi kullanmaları için var. hal böyle olunca da ortaya tutarsız ve tiksindirici bir işleyiş çıkıyor ve dostlarım biz maalesef çifteyi yiyen tarafız, kaymağını ise birileri yiyor... kendisi yapınca eyvallah, başkası yapınca "dur bakalım orada" deniyor. bu sosyal düzenin her köşesinde böyle... çekirdekten devlete kadar güya büyük olan kendi belirlediği standartlara uyulmasını emrederken, kendisi kuralı/yasayı ihalal ettiğinde, esneklik yaptığında buna makul bir açıklama getirip, işin içinden sıyrılabiliyor.

mesela erkek ergenliğe adım attığı zamandan itibaren cinselliği yaşayabiliyor ve bu hem kendi tarafından baktığında, hem de halk arasında doğal bir olay olarak algılanıyor. fakat bu sevişen erkek evlenmeye karar verince kendisine bakire bir eş istiyor.
-erkek adam 30 yaşına geldiğinde hala evli değilse müzmin bekar olarak anılıyor, kadın ise 30 yaşındaysa ve evlenmemişse kız kurusu damgası yiyor.
-erkeğin bakma, sarkma, taciz etme, işi tecavüze vardırma gibi özgürlüklerine karşı, kadın mağdur değil de teşhirci oluyor.
-vietnam savaşında vietnam'da ölen ABD askeleri kahraman olurken, kendi topraklarında, kendi savaşlarında, kendilerine ait olmayan topraklara dalan ABDliler tarafından öldürülen vietnamlı askerleri kimse hatırlamıyor,
- patronun kardeşi hastalandığında günlerce izinli yatabiliyor, ama ola ki işçilerden biri rahatsızlanıp- çok değil 10dk- geç kalsa demedik laf bırakılmıyor,
-üst düzey yönetici çalıştığı şirketin her türlü maddi imkanından yararlanırken işçi bir taksi parası istediğinde harcamaları abarttığı söyleniyor,
-patron saygı bekliyor ama işçiye saygı göstermiyor
-hocayla arası iyi olan öğrenci vasat ya da çalıntı bir projeden AA ile geçerken, sadece öğrenci olan ve hocasıyla -etik- bir muhabbetin içinde olan sade öğrenci daha fazla emek harcanmış olan projesinden düşük not alıyor,
-youtube'a saddam hüseyin'in asılırken çekilen videosu eklendiğinde ses çıkarmayanlar, o videoda saddam hüseyin'in yüzünün yerine Bush'un suradı eklenince ortalığı ayağa kaldırıyor,
-Kanuni'yi atadan sayıp doğru öğretin demek, Atatürk silmeye, karalamaya çalışmak,
-izmir büyükşehir belediyesi'nin "ihalesi" yaptığı şevval sam konseri için soruşturma başlatılırken, yandaş karaman belediyesinin "ihalesiz" yapılan kubat ve tuluyhan uğurlu konserleri için gık çıkarılmıyor, lapa kapaya getiriliyor,
- Myanmar'da yapılan katliama salya sümük ağlayıp, her gün doğuda öldürülen mehmetçik için timsah gözyaşı bile dökülmüyor,
- konu filistin olunca sokaklarda nidalar atarak eylem yapılırken, halkın cumhuriyetin bütünlşüğü ve teröre hayır mitinglerinde şehit annelerinin yanında yer alınmıyor,
-Atatürk'ü sevmiyorum diyebilen alkışlanırken ve bu özgürlüktür denilirken, RTE'yi sevmiyorum diyene cezalandırılıyor,
-gazzeli babaya sarılıp hünhür hüngür ağlayanlar, şehit babasını görmezden geliyor,
-Mehmet 50 kilo esrar ile yakalandığında içiciyim diyor ve tutuklanmıyor, Deniz içiciyim demesine rağmen uyuşturucu ticaretinden hapse atılıyor,
-'din eğitimi alamıyoruz' diyen muhafazakarlara 'çocuklar sonuna kadar haklı' derken, iş ruhban sınıfının dini okullarını tekrar açmak istemelerine, alevilerin cemevlerindeki ibadetlerine gelince olmaz deniyor
-teröristle masaya oturulurken, öğrenci hakkını savununca terörist ilan ediliyor,
-İsrail'in Filistin'deki işgaline cengaverce karşı çıkan kesim, ABD'nin Irak işgaline ses çıkarmıyor,
-26 kişinin tecavüzüne uğrayan kız için adaleti teşvik etmeyen birileri, başörtüsünü kapalı alanda çıkarmasını istenen için" özgürlüğü engellenemez" diye barım barım bağırıyor,
-koltuk sahipleri kendi çocuklarını en iyi okullarda okuturken, mal üstüne mal alırken pekala haklılarken, sade öğrenci parasız eğitim isteyince ve pankart açınca hapis cezası alıyor,
- hoşgörü dininin mensuplarıyız diyenler, eşcinsel insanımızı sokağın ortasında darp ediyor ve buna kimse ses çıkarmıyor,
-türban hakkımdır diyen doğru söylüyor, mini etek giyen namussuz ilan ediliyor,
- öldürülen filistinliyse onlar için savaşılıyor ama madımak otelinde yakılan aydınları kimse umursamıyor...(uzar gider)

kadının biri sohbet sırasında komşusuna damadından ve gelininden bahseder: "kızımın kocası mükemmel bir çocuk. onu her akşam yemeğe çıkarıyor, lüks restoranlara götürüyor. iki hizmetçi tuttu, işi onlara yaptırıyor. kızım çok mutlu. ama oğlumun karısından çok şikayetim var. her gün 'beni dışarı yemeğe çıkar, ev işlerinden yoruldum bir hizmetçi istiyorum diyor".

buna halk arasında çuvaldızı birilerine sokup sokup çıkarırken, kendine bir iğne batırmamak, sosyollojide "çifte standart" deniyor....

sanırım imanın şartlarından biri de çifte standart.
aynı zamanda iş hayatının, sosyal hayatın kurallarından biri...

sadece bu ülkede değil, dünyanın her yerinde, her makamda, her toplulukta çifte standart baştakilerin kendi özgürlüklerini doyasıya yaşamaları için bir kalkan görevi görüyor.

olan da maalesef sade insana oluyor...

kurallar güzeldir ama sadece herkese eşit uygulandığında güzeldir...

birilerine arz ederim!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder