7 Aralık 2012 Cuma

mal gelip sığır gidenler

İzdivaç programında telefonla programa katılan erkek adayın, stüdyodaki bir diğer erkeğe talip olması garipsenecek bir durum değildir.
Kadın ve erkek gibi erkek ve erkek ya da kadın ve kadın da birbirini sevebilir, sevgi karşıt cinsiyetlerin tekelinde değildir. Burada garip ve çirkin olan, başta basit konuşmaları, vidaları yerinden oynamışçasına ayarsız hareketleri, itici mimikleri ile sunucu titri altında programa çıkarılan salak kızcağız, adamın kazancını açıklamasının ardından sağı solu ayrı oynayan kadınlar ve "sapına kadar erkeğim" diyerek sapının haricinde pek de kabul görecek bir özelliği olmayan boş birkaç adam,
toplumsal zeka ve kültür seviyemizi gün yüzüne çıkaran bu ve bunun gibi programlardır.
 
sokaktaki p...enke demediğinizi bırakmıyorsunuz, o namussuz oluyor da, bunların tvlerdeki versiyonlarını soluksuz seyrediyorsunuz.
hani Amsterdam'da bir bölge vardır, Redlight District...
bu programlara baktıkça orayı seyrediyormuş gibi oluyorum. genelevlere, fahişeliğie karşı biri değilim, aksine onları aşağılayanların kafalarını kesmek bile istiyorum...
ama bu tip mal-sığır eğrisinde gidip gelenler namusluyuz ayağına yatıp da, o programlarda kendilerini pazarlıyorlar ya, deliriyorum.
modern olsun veya olmasın, bu tür programlarda oluşturulmaya çalışılan aile kurumunun, evliliklerin temeli basitlik kokuyor. kadın ile erkeğin iğrenç pazarlıkları, yaşanan diyaloglar, kadını evlenmeye razı eden sebepler, tipe ve hesap cüzdanına göre eş seçmeler... 
fuhuş öncesindeki pazarlıklardan ne kadar da farksız...
 
 
demem o ki, eşcinsel bir talibin katıldığı programda, adamcağız gay olduğunu söylemeden önce mal varlığından bahsediliyor.
yok ne kadar maaş kazanıyorsun, yok araban var mı, yok evin var mı...
adamın kazancını, ev sayısını duyan kadınların orgazm çığlıkları atması, daha suradını bile görmedikleri birine talip olabilecek bir basitliğe sahip olmaları,
onu alma beni al muhabbetleri...
bunlar o kadar masumane ve namuslular ki, beyefendi eşcinselim deyince bir anda ahlak masasını kuruyorlar programa..
 
ben bilmemne beye talibim deyince açılan gözler, etraftan gelen "aaaaeeeeaaoooo" sesleri, pek namusluymuşçasına ayıplamalar, "sapına kadar erkeğim, ama sapımdan da başka bir vasfım yok" tavırlar, sunucu kızın salaklıkta doktora tezini sunmaları..
sakin bir insan olmaya çalışıyorum, etrafta dolaşan örümcek kafalıları görmemeye çalışıyorum, "tamam Gözde, olacak rahat ol, sinirlenme "diyorum, herkes bir gün karşısındakini sadece insan olarak görebilecek ve bitecek bu önyargılar diyorum, diyorum da onca andavalın nasıl insan olacağını aklım almıyor.
kendimi yatıştırmaya çalışırken daha da sinirlendiriyorum.
beyinden yoksun bu tarz andavallarla aynı havayı solumaktan, aynı canlı kategorisinde olmaktan nefret ediyorum.
insan olamayan, insana sadece insan olduğu için değer veremeyen bu ve bunar gibi başı bozuk, mal cahil ayak takımının neden hala yaşadıklarını bir türlü anlamıyorum.
 
ibret alalım diye mi yaratıyorsun bu tarz andavalları be tanrım?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder