5 Aralık 2012 Çarşamba

biz-siz

bazı günlerin kutlanıyor olmasına sevinmeli mi üzülmeli mi bilemiyorum. mesela 5 Aralık, Türk kadının medeni haklarına kavuştuğu gün. aslında üzücü böyle bir günün olması.
kadının varoluşundan bu yana sahip olduklarını elinden alıp, sonrasında
ona lutfedermiş gibi verilmesi ne kadar acı.
bu sadece kadın için de geçerli değil...
tüm insanları kapsıyor.
ancak yine de birilerinin önemsediğini görmek umut veriyor.
her ne kadar şimdi bundan 200 yıl geriye dönmeye yüz tutsada bazı düşünceler,
biz sahip olduklarımızdan kolay kolay vazgeçmeyeceğiz.
 
önce şunu bir düzeltelim
aslında bir hak verilmedi bize...
bizim olan ve elimizden alınan iade edildi.
bir insanın sahip olduğu hakları elinden almak, onun uzuvlarını kesmek gibidir.
doğuştan uzuvlarımızın olduğunu varsayarsak, elimizi kesip, sonrasında "sana elini iade ediyorum" demek ne kadar saçma ve komikse, haklarını da elinden almak bir o kadar saçma ve komiktir. üstüne basitliktir!
 
kadın ve erkek cinsiyet tanımıdır. yaratılışta kadın da canlıdır, erkek de...
her ikisi de insandır ve her insan eşit haklara sahip olarak doğar.
bunu hepimiz biliyoruz zaten.
fakat erkekliği bir üstünlük olarak görenler ve bazı negatif etkenler- aslında doğuştan bizim olanı- kaybetmemize neden oldu.
kadın ve erkek her alanda eşittir.
fakat kadın ve erkeğin eşit olduğunu kabullenmek her baba yiğidin hakkı değildir maalesef.
ama kadını ikincileştirmek, onu yok saymak, meta gibi göstermek, doğuştan gelen haklarını göz ardı edip, onu değil seçmen sadece bir çocuk makinesi olarak görmek, kadının gücünden korkan kaypak erkeğin kaçış noktasıdır.
Atatürk'ü sevemediniz, onun devrimlerini sevemediniz çünkü O sizler gibi basit düşünmedi, kadınlara ellerinden alınan hakları geri vermekten korkmadı.
aslında benim üzüldüğüm bunu görmezden gelenler değil,
bunu yapanların yanında yer alan kadınlar, onların kadınları, anneleri, kızları ya da kardeşleri.
nasıl bu kadar aciz ve zayıf kalabiliyorsunuz?
ikincileştirilmeye ve bunu sizin yüzünüze bakar yapanlara nasıl göz yumabiliyorsunuz?
bunu yapan, ayrımcılığı benimseyenler
sadece
insan olmayı başarırsanız şayet ve biraz da saygı kavramını geliştirebilirseniz,
göreceksiniz ki bizim sizden hiçbir farkımız yok.
biz ya da siz diye de birşey yok, bundan bahsederken bile utanıyorum...
 
her şeye rağmen, haklarımızın iade edildiği 5 Aralık 1934 tüm kadınlar için önemlidir.
bu sadece kadınlar değil, erkekler için de önemlidir.
ama anlayabilene...
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder