18 Eylül 2012 Salı

sineklere dönelim

salaklığın bokunu çıkarmış biri olarak tavsiyem kesinlikle iki yüzlü olun. siz ne kadar kendiniz olmaya çalışıp, doğrularınızdan ödün vermemek için çabalarsanız, etrafınızdakilerden o kadar darbe yersiniz. ha mazoşist eğillimleriniz varsa, zevk alın ama işin aslında çok da zevk alınacak tarafı yok.

bneim salaklığımın zekamı kullanamamakla ilgisi yok, bilakis şu an dünya üzerinde yaşayan, nefes olan birçok iki bacaklıya kıyasla zekiyim. ben yaşadıklarımdan ders almayi öğrenemediğim, insanlara her ne yaparlarsa yapsınlar güvendiğim, kimsenin zayıflığından çıkar sağlamadığım, kendimi her zaman etrafımdakilerin arkasına koyduğum için salağım, hem de en kallavisinden bir salak!

çünkü benim kadrajımdan dünya, hala umut vaad eden, insanların içindeki iyiliği bir ğun ortaya çıkaracakları, paranın karakterden önde gelmeyeceği, iki boyutlu suratların aslına döneceği ve herkesin birbirini ezmek yerine elinden tutacağı bir yer. her insanda sherlock holmes vari bir şekilde iyi niyet kırıntısı arıyorum... baktığım her suradın aslını gördüğümü zannediyorum, sonra o kişinin bir matruşka olduğunu fark ediyorum. 'bu beni anlayabilir, evet frekanslarımız tutuyor' dediğim kişi nabza göre şerbetçi çıkıyor, falan filan.... bu ¥uzden salağım işte... 

eminim ki etrafımdaki bir çok insan arkamdan konuşuyordur, kim kimin arkasından konuşmaz ki? misal ben şu anda sizin gerzekliğinizi suradınıza vuramadığım-korktuğumdan değil, acıdiğımdan- için arkanızdan yazıyorum. içimde her biriniz için ses tellerimle birleşip titreşime dönüşmeyi bekleyen binlerce kelime var, ama susuyorum. çünkü bunu benim söylemem değil, sizin anlamaniz gerekiyor. 

birçok insana göre enayi olabilirim, çünkü insanları kullanmak yerine onlara elimden geldiğince destek çikmanın ruhuma iyi geldiğini biliyorum. ama ben kullanmak için programlanmamışım, bu yüzdendir ki, bunun bir meziyet olarak kabul gördüğü bu balonda enayi yaftası altında yaşayacağim... ben evimdeki televizyon kumandasini bile adam akıllı kulanamazken, bir de daha komplike bir yaratık ile hiç baş edemem... 

zira kaybettiklerimin de bir gıdım değeri yok. benim değer olarak gördüklerim fiyatı olan şeyler değil.. ama üzüldüğüm içimde insanlara karşı hiç bir şekilde güven ve inancın kalmayacak olması... bir gün tüm bunları yitirip de sizin gibi olmaktan korkuyorum. bu yüzden olabildiğince aynı kalmaya, her ne kadar kazık yesem de ben olmaktan vazgeçmemeye çalışıyorum. zira o gün gelir de size benzersem, egolarınızin, küstahlıklarınızın, ikiyüzlülüğünüzün ve bencilliğinizin aynilarına sahip olursam, kendimden tiksinirim. ve umarım bu bilince sahip olur da kendimi gebertebilirim...

sizlerden madd olarak beklentim sıfır, tek istediğım az biraz yaratılış amacınızi kavramanız. hani adını ağzınızda sakız yaptığınız dininiz ve tanrıniz var ya, onun istediklerini biraz kavrayabilmeniz ve erdemli insan olmaya çåbalamaniz. yuzde yüz mükemmelıyet yoktur, kimse değil, ama en azından bunun için çaba harcamak işe yarayabilir. 

herkesin kendisi gibi insanları çevresinde istediği, kendisine benzemeyeni ötelediği bir dünyada yaşıyoruz. diyebilirsiniz, 'sen de tüm bu serzenişleri sırf kendine benzemeyen insanların arasında kaldığın için yapıyorsun. e ne fark var' evet benzemiyor kimse bana, bende kimseye benzemiyorum makarnaya şükür! benim ötelediğim bencillikler, ön yargılar ve zaaflar... bunlar zaten sonradan bünyelere eklenen ozellikler. insanin doğasında yok. o yüzden doganizi yaşayın, birakin her an değışen dünyanın fiyatla sabit koşturmalarını...siyrilin hirslardan, kendiniz kadar çevreniz için de yaşayın... bu doğada insandan daha zararlı başka bir canlı yok ki... çünkü onların ucuz hirslari, egoları, ikiyüzlülükleri yok... 

her neyse gece gece yine coştum, gündelik yaşama ayak uydurma konusunda sıkıntılarım var. truman show'daymış gibi hisediyorum, ha şimdi birisi 'kestik' dese de bitse keşke..hooop şakaymış herşey, aslında yokmuşuz, ya da doğmadan önce bir ön görü yaşayıp da herşeyi izlemişim gibi olsa keşke. ben de son anda o kordonu boynuma dolayıp annemin rahminden bungee jumping yapsam...

 deliriyorum sanırım. ama iyi de oluyor... takmamak için bir bahanem olur...

neyse sineklere dönme vakti...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder