16 Temmuz 2012 Pazartesi

nefes

yine 'O' anlardan biri daha
sanki girdap oluşuyor içimde, yavaştan herşeyi yutuyor.
nefes almanın zor olduğu bir an ama almak için çabalamadığımı farkediyorum. uzunca bir süre tutuyorum içimde dışarı çıkmak isteyen sıcak, kirli havayı
sanki damarlarımda akan tüm kanı hisseder gibiyim
damarlarımın içindeki bu belirsiz hareket
hafif bir uyuşma ve bu uyuşukluktan doğan serin bir haz veriyor.
keşke daha güzel tarif edebilsem bu hissi, damarlarımda kan değil de buz gibi bir nehir akıyor sanki.
göğüs kafesimin içinde çırpınan bir şey var
almadığım her nefeste daha da yavaşlayan kalbim içeriden vuruyor kendini hatırlatırcasına: "Tık, tık. lütfen, bir nefes"
her saniyede daha da yavaşlıyor bu beni duy tıklatmaları. bana bağımlı olduğunu görmek zevk veriyor, acı çekişini dinlemek, her an daha yavaşlamasını hissetmek, atışları ağır bir ritimmişçesine takip etmek çok güzel...

hayatım boyunca en sevdiğim anlardan biri bayılmanın ilk evresi oldu. soğuyan vücut, ardından gelen bir titreme. nabzın derini yırtarcasına belirginleşir, bir anlığına da olsa yavaşlatırsın etrafında hızla dönen dünyayı ve perde kapanır. karşında flulaşırken yüzler, boğuklaşan sesler arasında yine bir ağır çekim ve sonsuzluk... hayatının çok kısa bir anında "ansızlığı ve bilinçsizliği" yaşamak keyif veriyor bana. baygınlık süresince -kısmen- yok olduğunu bilmek güzel, çirkin olan seni ayıltmak için çabalayan insanların tokatları ve kolonyanın keskin kokusu... ben daha fazla zevk aldıkça daha az bayılır oldum. hatta hiç bayılmıyorum şu sıralar. sadece ufak tefek denemeler ile o ufak hazzı yaşamaya çalışıyorum.

yaşadığım ve 'O' an diye adlandırdığım bu şey ne bilmiyorum. herşeyi yavaşlatıyorum, önce nefesimi hapsediyorum ciğerlerime, damarlarımdaki kanın soğukluğunu hissetmeye çalışıyorum. yavaşça uyuşurken vücudum, seyrekleşen kalp ritmimi dinliyorum. okyanusta olduğumu ve suyun içine gömülmeye başladığımı hayal ediyorum. hiç hareket etmeksizin kendi girdabıma kapılmak istiyor, savrulmanın verdiği o müthiş hazzı sonuna kadar yaşamak istiyorum.
işte yine o anlardan birinde ben uçuyorum aslında. özgürlüğümü ancak bu şekilde hissedebiliyorum.

ama nefes almam gerekiyor şu anda. ben istemesem de refleks olarak açılacak ağzım ve ani bir nefes ile dolacak ciğerlerim. yine başlayacak tutsaklık.

1 yorum:

  1. birde o anı hiç farketmemiş ve o özgürlük kapısını hiç bulmadıgınızı dusunsenıze.sadece tutsaklık olsa...siz sanslı ınsanlardansınız,herseyın farkındasınız.bu sızı özel yapıyor.(ama benım acımdan;zira, sizin kendınıze nasıl baktıgınız sizi ilgilendirir beni degil;)

    YanıtlaSil