9 Haziran 2012 Cumartesi

ne önemi var?

Cinsiyetim, dinim, hangi soydan geldiğim, etnik kökenim, cinsel tercihim, ten rengim, göz rengim, bacak boyum, saç modelim, giysi markam, oturduğum muhit, kullandığım araba, bilmemkaç megapiksel çözünürlükte fotoğraf çeken cep telefonum, gezdiğim ülkeler, taktığım taş parçasının borsadaki değeri...bunlar benim için neden önemli olsun?

 Ben çıplak gezmeyi hep sevdim. ama gezemedim. kendi evim içinde gezebildim sadece. geçtim aynanın karşısına baktım bedenime. tanımaya çalıştım çünkü bu dünyada nefes aldığım süre boyunca benimle bir tek o birlikte olacaktı. moda tasarım bitirmiş olmama rağmen saçma geliyor ya giyinmek... giydiğim kumaş parçaları. her üç bilemedin altı ayda birileri daha çok kazansın diye değişen kumaş parçaları... bunların ne önemi var ki?

********

Annem ve babam aşık olup, sevişip beni yaptıklarında(hala çok kızgınım korunmadıkları için ama neyse olduk bir kere) yarışa giren o hücrelerden X'in baskın gelmesinin, gen kodum yazılırken dişiliğimin temelinin atılmasının ne önemi var ki?

*******

Müslüman bir toplumda doğdum. tanrıyı keşfettim kendi kendime. kimsenin de yardımına ihtiyacım yok bunun için. müslüman dediler, onu da öğrendim. mantığıma uygun olanları kabul ettim, mantığımın almadıklarını anlamak adına hep sorguladım. müslüman olsam hristiyan olsam ne olacak?

********

Sevimli bir sülalem var. hepsi şeker, yeryer deli, yer yer akıllı. ama şekerler. çok meşhur bir soyadımız, soyadımızla orantılı olarak yıllanan mirasımız, uçsuz bucaksız tarlalarımız, her bankada itibarımız yok. olmasının ne önemi var ki?

********

Selanikten mübadele ile gelmiş bir sülale, karışığız herşeyden var. ama sonuçta bu topraklara hizmet etmiş insanlar olarak Türk'üz diyoruz. bunu demenin ne önemi var ki?

*******

Sarıya çalan beyaz-yarı hastalıklı- bir ten rengine sahibim. güneşi de sevmem bronzlaşmaktan hoşlanmam. ailede esmer de var ama anne baskın işte beyazım. kahverengi gözlüyüm, en klasiğinden bir tutam. bir buçuk metre boyum var, düz saçlıyım... Kahverengi gözlü, düz saçlı, beyaz tenli, kısa boylu olsam ne olacak ki?

*********

Kumaşlar renkli, almayı öğrettiler, örtün dediler örtünüyoruz. binbir tane isim, isim duyuldukça büyüyen rakamlar var. marka diyorlar. giydiğim üzerimde kilalarca ağırlık yapan kumaş parçası bilmem ne markası olsa ne olacak?

********

Ehliyetim yok, ehliyet olsa araba alacak param da yok. ayaklarım var her akşam kremlerken sevdiğim. hani şimdi bir ferrarim olsa ne olacak?

***********

Ülkemim dışına burnumu çıkarmadım. isterim elbette farklı kültürlerden insan görmek ve "ne güzel aynıyız" diyebilmek. ama çıkmadım, hani dünyayı gezsem ne olacak?

***********

Telefonu sevmiyorum. bundan sonraki evrime tek katkısının özerkliğini ilan etmiş baş parmaklar olacağını zannediyorum şayet radyasyondan gebermezsek. ama ailem uzakta ve benim sesimi duymaya ihtiyaçları var. keza benim de onlarınkini. ama megapikseli ne bilmiyorum hani mükemmel fotoğraf çekse ne olacak?

************

Takı severim. hele yüzük bayılırım. ama önüme pırlanta koysan mal mal bakarım, altının sahtesini de gerçeğinide ayıramam, elmas deyince aklıma sadece yeşil elma geliyor, zümrüt güzel bir isim, yakut deyince de canım şarap çekiyor. hani mücevheratım olsa ne olacak?


Kadın olmam, müslüman doğmam, asilzade bir soyadı taşımamam, çok büyük paralar verilerek alınmış giysilerimin, telefonumun arabamın olmaması, sağıma soluma değerli(?) taşları takmamam, ten rengim, etnik kökenim... bunların 'benim sadece insan olduğumun' önüne geçirmenin ne önemi var?
 Çıplak bedenimiz, ruhumuz ve aklımız...bu üçü bizim için zaten yeterliydi. sırf birileri bizi daha az düşündürsün, daha çok birbirine düşman etsin, eşitliğimizi yok etsin diye bu kavramlarla giydirdikçe giydirdiler. ve sonunda üzerimize giydiğimiz giysilerin markalarına göre birbirimizi sınıflandırdık; iç mekanizma olarak aynıyken sırf birimizin çıkıntısı(pipisi) var diğerimizin memeleri çıkıyor diye birbirimizden utandık, zayıf gördük; farklı coğrafyalarda yetişmiş olmamızdan dolayı gruplaştık(hepimizin aynı metrekarede doğmuş olması ne kadar muhtemeldi? elbette farklı yerlere serpilecektik ama bunu ayrım haline getirmeye ne gerek var?); beyaz bir deriye sahip olmakla siyah bir deriye sahip olmanın arasındaki fark neydi de insanlar yıllarca renkleri birbirlerine düşman kıldı. aslında en güzel renk uyumu siyah ve beyaz değil miydi? inanmak güzel neye inandığının bir önemi yok. hepsi insan olmanın ehemmiyetini anlatmıyor mu ilk başta? ortak noktası ve temel taşı insan değil mi bunların? bu dünyadaki herşey klişe bir şekilde "insanlar için" değil mi? o zaman neden insanlığımızın önüne binbir türlü nicelik ekleme gereği duyuyoruz. bu saydıklarımın ya da saymayı unuttuğum daha onca şeyin sadece ayrım getiren fazlalıklar olduğunu bir görebilsek... doğum anında ve sonrasında hak olarak eşit olduğumuzu bir bilebilsek... vaginanın, penisin, engelli olmanın, zenci, Türk, hristiyan vs.vs olmanın hiçbir öneminin olmadığını ve aslında ne kadar basit ve bir o kadar güzel varlıklar olduğumuzu anlayacağız. ama izin vermeyecekler. hemde buna izin vermeyenler de insan... tek farkla aç gözlü, gözü kağıttan başka birşey görmeyen ve insani duygulardan yoksun et parçaları...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder