10 Ocak 2012 Salı

herkes mi ahlaklı bu ülkede?

benim ülkemin insanı bir garip...
hayatlarının büyük bir kısmını televizyon karşısında geçirirler. günün her saati televizyon tanrıçası ne sunarsa onu izlerler. sonrada kalkıp izledikleri şeyi şikayet ederler.
ben dizi ya da programları savunmuyorum başta bunu söyleyeyim. hatta benim ülkemin dizilerini izlememeye bile çalışıyorum.
elbette belli bir kitle seyrediyor. sonra da seyrettiklerini RTÜK'e şikayet ediyorlar. (RTÜK de ne?)
öpüşme sahnesi nasıl bir genci etkileyebiliyor şaşıyorum.
bunu gerekçe göstererek şikayet ediyorlar. aman efendim A kişisi ile B kişisi öpüştü, gençlerimize yanlış örnek oluyorlar.(?)
nasıl ya? ben ekranda öpüşen iki oyuncu görüp de yanındakini tutup öpen ya da A kişisini öpüp gerekçe olarak dizide öpüşenlerden cesaret aldım diyen bir insan tanımış değilim. elbette çok insan da tanımış değilim. ama az aklı olan bundan etkilenmez...
homoseksüel ilişki de bizim ülkemizde hastalık olarak nitelendirilen, tabular arasında sıkışıp kalmış bir olgu malesef...hem de heteroseksüel ilişkiden farkı olmadığı halde.
insanların tercihlerine müdahale etmeye bayılan bir karaktere sahip bu toplum. her şeye karışır. o doğru değil, bu doğru...o kişi değil bu kişi...o iş değil bu iş...yazmakla bitse keşke...
insanların cinsel tercihlerine de müdahale etmeye pek bi meraklıyız.
SANA NE!
ister homoseksüel, ister heteroseksüel isterse aseksüel olsun o kişi sana ne?
televizyonda iki erkek öpüşse ne olacak ya da iki kadın öpüşse?
fiili de geç öpüşmelerine de gerek yok en ufak bir eşcinsel duygu hissettirseler ne olacak?
küçük yaştaki çocuklarımıza yanlış örnek teşkil edecek?
çocuklarınız homoseksüel mi olacak?
iki erkeği öpüşürken görüp de sırf meraktan yanındaki erkeği öpme isteği duyan var mı bu dünya üzerinde? bu işler bu kadar basit mi?
ya bırakın allah aşkına... insana değer verin biraz. ayrımcılığın her türlüsünü genlerimize işlemiş.
yıllarca bu genler ve telkinler ile yetişririlmiş bir toplumdan sağlıklı bireyler umuyoruz.
en ufak bir olayda da bu zihniyete sövebiliyoruz. hem de bu saydıklarımı yaparken...
artık daha da bilinçlenmek gerekmiyor mu zira müthiş bir teknoloji, inanılmaz iletişim olanakları, bilgiye kolay ulaşmak...
bırakın iki erkek öpüsün, iki kadın birbirine aşık olabilsin...aradaki sevgiye bakın. bir kadın ve erkek arasındaki ilişkiden farksız...
bırakın şu aman televizyonda yapılanlar çocuğumun psikolojisini zedeliyor, aman çocuğuma kötü örnek oluyor saçmalıklarını. bu kadar önemsesen çocuğunu zaten kendini geliştirir, çocuğuna verilebilecek en iyi eğitimi verir olması gerekeni öğretirsin...en başta çocuğunu kendi beyninden uzak tutman gerek...
ahlak bekçiliği yapmayın. isteyen etek giyer, isteyen bikini, isteyen sevgilisi ile sokakta el ele yürür, isteyen öpüşür...bunlar kimseyi kötü etkilemez.
sizin beyniniz kısırsa, zekadan yoksunsanız, düşünemiyor, insana saygı duymayı bilmiyor, kendinizi geliştiremiyorsanız bunu yüksek ahlakınız ile yaptığınızı sanmayınız!!!
aksine bence, bir insanı çok ağır eleştirenler en kötü düşünenlerdir. o insan hata yapmış olsa bile kimse kimseyi eleştiremez.
kimse eşcinsel olduğu ve hemcinsine sevgi duyduğu için ağır kelimeler ile aşağılanamaz.
kimse sırf sevgilisinin elini tuttuğu için ve onu sevdiği için basit diye nitelenemez.
kimse etek giydiği, ya da dekoltesi olduğu için basit görülemez, yaftalanamaz.
hele ki televizyonlarda izledikleriniz de size örnek olamaz.
nasıl ki bir dizide kahraman muhtaç birine yardım etti diye gidip birine yardım etmezseniz, iki erkek öpüştü diye öpüşmezsiniz bu kadar sabit ve geri fikirli olmayın. basit analojiler ile o minik beyninizi yormayın.
bırakın şu "herşey bize örnek olmalı" durumlarını. ne yani siz ve sizin yetiştirdiğini çocuklar o kadar mı gerizekalısınız.
bir tek şiddete meyilli yetiştirmeyin çocuklarınızı. hayvan ve insanlara karşı şiddet duyguları ile beslemeyin. televizyonda silahlı adamları görüp yargılarken erkek çocuklarınıza oynaması için silah alıp vermeyin yeter...kadına ve erkeğe saygıyı öğretin.
tercihlere saygıyı...
televizyonda gördüklerinin kurgu olduğunu, gerçek hayatta da olabileceğini  ve o insanların da "normal" olduğunu öğretin çocuklarınıza.
bırakın kendi kararlarını kendileri versinler...
not: bu yazdıklarım sadece ahlak bekçileri ve onların basit düşünceleri için. fiziksel ve ruhsal şiddet, uyuşturucu, çocuk istismarı, silahlanma, tecavüz, cinayet...bunları içeren tv programlarını ve türevlerini zaten nefret ile anıyorum...
bir de şu RTÜK ve diğer dallardaki türevleri var bu Şey'in! bunu da kınıyorum. özgür bırakın insanları. herşeyi filtrelemeye, gizlemeye, yasaklamaya çalışmayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder