13 Ekim 2011 Perşembe

çevremdeki insan görünümlü tanımlayamadığım yaratıklar..

insanların tipine bakıp da onları yargılayanlar yok mu? giyim kuşamın, karakterin önüne geçtiği, düzgün fiziksel özelliklerin sosyal ortamlarda belirleyici kriter olduğu bir zamanda yaşıyoruz..
işin kötüsü, etrafına 'arkadaş diye yerleştirdiğın insanların da bu görüşte olması..

missal oturduğun bir kafeye girmek isteyen kılığı pek de düzgün olmayan bir adam yüzünden rahatsız olmalar, vay efendim neden böyle tipleri içeri alıyormuşlar, yok efendim rahatsızlık verirmişler, kafe olur da ıçeri almazsa 'aman efendim ne güzel etmişler'...

ne kadar entellektüel, kültürlü, üstün insansınız efendim.. kendini nasıl da bu kadar yükseklerde görüyor, insan beğenmiyosunuz? insanları 'sahip olduğunuzu sandıgınız zekanızla(ki olduğunu düşünmüyorum) nasıl da hor görebiliyorsunuz..

nasılda kendinizi hemen üst kriterlere sokuyor, geri kalanı altlarda görüyorsunuz???

nasılda zamanı gelince insan olmaktan dem vuruyor, böyle zamanlarda ilkel bir metabolizmaya dönüyorsunuz?

kendinizi nasıl bu kadar çok beğenebiliyorsunuz efendim? 

nesiniz ki siz? kazandığınız paranın çokluğu, aldığınız giysinin markası, bindiğiniz arabanın modeli, oturduğunuz semtin ya da şehrin nezihliği, sürdüğünüz parfümün pahalılığı nasıl da hemen kendinizi 'üstün' bir insan sanmanıza sebep oluyor?

siz nasıl oluyor da insan beğenmiyor, herkesi kendinizden küçük görüyorsunuz efendim?

marka giymek, lüks arabaya binmek, ele bir kitap alıp entellektüel takılmak, iyi bir iş sahibi olmak adamı insan yapmaz, yapsaydı bunlar söylenmezdi efendim...

içimde daha çok sitem var size iletecek ama gelin görün ki sizin her zaman bahsettiğim 1400 gram çeken o harikaların harikası beyininiz malesef et parçası olmasından, benim söylediklerimi kavrayabilecek en ufak bir zeka zerresine sahip olamamanızdan otürü hem burada hem de yanınızda susuyorum efendim...

salak sohbetleriniz, kendini beğenmişlikleriniz, sosyalleşmek namına yaptığınız mallık gösterileri, karaktersiz ilişkileriniz, insan beğenmeyişleriniz, çok bilir havalarınız, entellektüel saçmalarınız, ezberden konuşmalarınız, humanist görünümlü düşman tavırlarınız, dedikodularınız riyakarlığınız ve insan bedenindeki ilkel karakterinizden dolayı sizlerden iğreniyorum efendim...

marka giysileriniz, alıp da okumadığınız biblo niyetine kitaplarınız, pahalı parfümleriniz, son model telefonlarınız, ortam kaygılarınız, kredi kartlarınız ile hava sahasını daraltmadan, beni bunaltmadan, kendi saksınızda yaşayınız ve bana dokunmayınız efendim..

siz kimsiniz ki?
insanları ekonomik gelirlerine, giysilerine, fiziksel görünümlerine, cinsel tercihlerine, tipine, boyuna,yaşına, yaşadığı ortama, arkadaşlarına, siyasi görüşüne, dini inancına ve daha birçok kritere göre yargılayacaksınız...
sizin de alt tarafı 46 kromozomunuz, kısıtlı bir ömrünüz var..sahip olduklarınız sizin değil, sizin olmayanlarla övünmek ne haddinize?

çok salaksınız ve ben buna katlanamıyorum...

1 yorum:

  1. işte sizin hakkınızda neden farklı düşündüğümü ve bu düşünceyle ne kadar haklı olduğumu gösteren bir yazı.tarif ettiğiniz özelliklere sahip insanlardan bende hoşlanmıyorum.hoşlanmıyorum deyip yumuşatıyorum yoksa o insanlar hakkındaki düşüncelerim gayet sert.aslında başka daha dogrusu sıfır bır kimlikle size yazıyor olmamın sebebide bu. öyle bir insanla kimliğimi açıklamadan konuştuğumu düşünsenize.o insanın arkadaşlarına benden bahsettiği bir sohbet düşünebiliyormusunuz.ben düşünemiyorum mesela.çünkü o insanların algıları o kadar küçük ki benim telefon markamı ve parfüm markamı sorup beni bulmaya çalışırlardı eminim:)hatta takıldığım mekanları falan.düşününce bile insan kötü hissediyor.kısa bir dialog yazabilirim.- bana mesaj yazan biri var kızım hemde kim oldugunu söylemiyor.+gizli hayran mı?-ayy evet.+çok romantik -evet ya... bence berke ama burakta olabilir.+yok kızım onlar romantik degil bence kesin emrecan,...:) daha fazla dayanamadım üzgünüm.kendinize dikkat edin ve sevdiğiniz insanlarla zaman geçirin...hoşkalın;)

    YanıtlaSil