23 Ağustos 2011 Salı

1400 gram

var herkez, yaşamak değil onlarınki
varlık sadece sahip olduklari
her sabah fütursuzca uyanıyorlar
amaçsız, saat sayıyorlar sadece
sabah sekiz akşam beş vardiyali bir kısır döngünün göbek taşları
beklemeye alınmış beyinler
üşengeçliğin pencesinde düşünceler..

ağız sadece önüne konanı yemek için onlarda, ne bir kelam bilir ne bir selam
ortalama biçilen 65 yıllık hayat standardında aşağı yukarı 100 kelimeliktir hayat hafızaları
5 vakit namaz, yılda bir oruçtur dinden anladıkları
sorsan Allah aşaği Allah yukarı
gel gör ki insan, hayvan sevgisi olunca mevzu
orda cekerler beyin parmaklıklarinı

cehalet dinsizliktir onlara gore
ama bilmezler ilk ayet 'oku' ile başlar..
ne okurlar dersen değil kitap gazete
yoldaki dükkan isimleri bile gereksiz
anlamadığı dilde ağıtlar yakarken tanrıya
bilip bilmeden, körü körüne
anladıklarını okumaktan aciz..

biyolojik olarak güçlü silahlarla donatılmış bir mühendislik harikası bedenleri,
sadece bir konak kimliğini yitirmiş benliklerine
akıl, zeka, düşünebilme hak getire
beyin sadece 1400 gramlık et parcası o biyolojide

daha bu taraftaki görevini tamamlamadan düşünürler öteki tarafı
bir promosyondur onlar için
ne kadar ekmek o kadar köfte misali yaklaşımla bezeli
birkaç dua et, namaz kıl garanti et cenneti, şarap akan ırmakları
bu mudur tanrınin senden istediğı
tanrı tüccar mı bir ekmek alana yanında peynir versin
sevap dediğin sadece bir araçsa şayet
ben günahlarım ile gayet iyiyim...

hele ki senin ile aynı mekanı zaten fani hayatta paylaşmaktan bezginken
sen git cennet denen tarafa 'güya sevaplarından kütüphane kurmuş pazarlıkçı'
 ben kafirliğim ile cehennemde güneşlenirim...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder