20 Mayıs 2011 Cuma

insan kaça ayrılır 1

bence tanrı tamamen deneysel takılmış bizleri yaratırken..

bakteriler, protistalar, mantarlar, bitkiler, hayvanlar ve gel gelelim en gereksizi insanlar...

bence insanlar için de bu ayrım yapılabilir...

bakterik insanlar mesela...
hani nasıl bakteriler sebze meyve çürütürse bu insanlar da içinizi çürütür. karın ağrısı yaparlar. klasik bakteri profilinin aksine gözle de görülebilirler. klasik bakteri gözle görülemediği için çürümeye ya da bozulmaya mudahale edemeyiz.fakat gel gör ki bakteri insanlar gözle çok net görülebildikleri halde ne hikmetse yapacakları çürümeye tepkisiz kalırız. bile bile lades yani...her yerde yaşarlar. kesin bir yaşama alanları olmamakla birlikte içimize kadar girerler ki bu en zayıf noktamızda bizi yemeye başlayacaklarının belirtisidir. klasik bakterilere oranla insan bedeninde yarattıkları tahribat kolera tifüs mifüs olsa iyidir fakat onlar daha vahim ve dönüşü olmayan tahribatlara sebep olurlar..sinir sahibi olmak, kazıklanmanın acısı gibi..kısacası tüm o mükemmel sinir sisteminiz bir bakarsınız ki jöle gibi vıcık vıcık, dağılmaya müsait bir konuma gelmiştir. bu safhada tek çıkar yol da "yoktur" malesef..sinir sistemi kaymış bir insan sonsuza dek dengesiz yaşayacak demektir....

sonra protistalar var.
protista insanlar, milyonlarca hücreye sahip, gelişmiş dir DNA ile doğan ancak tek hücreli olarak yaşamına devam eden insanlardır. kısaca boştur, tındır, dandır, dundur vs. kirli ortamların yegane müdavimleridir kendileri. kumar, alkol, uyuşturucu falan...hayattan bir beklentileri zaten yoktur, olanın da beklentilerini emerler. parasız pulsuzlardır, olanın da kanını emerler. bu gibi protista insanlara denk gelmemek için tek yapılması gereken temiz ortamınızı terketmemeniz, özenti olmamanızdır. yoksa paçayı sıyırana kadar, kafayı sıyırmış bir canlı olur ve hayatınızın geri kalanında DNA şifreniz MALLIk üzerine kurulu yaşarsınız...


gelelim Mantar insanlara,;

mantar insanlar da bir nevi hücre zengini bir bedende doğup, sonradan mal bir hayat uğruna tek hücreye dönenlerdir. bir bulaşıklardır ki aman demeli. böyle eşyanızı karıştırı, alır kullanır, pis bırakırlar falan. hadi bunları geçtim sormaya tenezzül etmek ne kelime "tenezzül" kelimesi onlar için integral problemidir.
kimilerinin görüntüleri aldatıcı olabilir. hoş bir kılıfın altında, zehirleyen bir yapıya sahiptirler. yanınıza yaklaşırlar ve cezbederler, sonrada bir bakarsınız sinir krizi geçirmiş bir şekilde acilde serum veriyorlar size..bir nevi insan zehirlenmesi yaşarsınız.. geneli parazit olarak yaşar. yaşama dair herhangi bir şekilde beklentileri olmadıkları için, hayatlarını üretim değil tamamen karşı tarafı tüketim politikası üzerine kurarlar. en üzücü yanı da boşu boşuna oksijeni solurlar, ama o oksijen ne beyinlerine gider ne ciğerlerine. tek nefes ile 3 zeki insanın oksijenini mundar ederler.
mantar insanlar içinde en işlevsel olan tek bir canlı vardır gelmişgeçmiş. Alexander Fleming..ki kendisi penisilin'i bulan ve insana hayrı dokunan bir zattır!!!

ama emin olduğum bir sey var ki insanları ayrı tutarsak, bu saydığım canlılar özlerinde çok da zararlı canlılar değildirler. yararları da bir o kadar fazladır.. ancak insan sınıflandırmamda ise tezat bir durum söz konusu. zarar çok yarar yok cinsinden yaratıklardır. yaratık da demek yaratı kelimesine ters düşer ya her neyse:s

bu yüzdendir ki tanrı tamamen deneysel takılmış diye düşünüyorum. doğada binlerce tür var..ama insan tek tür diye biliniyor. bence değil doğada olan tüm canlı türlerinden insanlar bulunmakta sosyal ortamlarda...en kötüsü de fiziksel deformasyondan öte ruhsal ve sinirsel deformasyona uğratmaları ve sinapslara kalıcı olarak işlenerek, hayatımızın geri kalanına büyük etkiler bırakmalarıdır...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder