5 Aralık 2010 Pazar

gri havaları sevdim hep...

ben bir yaz çocuğuyum... güneşin parlak olduğu bir şehirde, bir yaz günü doğdum..
ama pek de sevmem güneşli havaları.. kendimi yorgun hissederim..
bugün eskibirşehirde sıradan bir pazar günü.. sabah
bir hışımla uyandığım bir pazar..
hava kapalı sanki ağladı ağlayacak.. o ağlaya dursun ben çok iyi hissediyorum..
hep sevmişimdir kapalı ağlamaklı havaları... belki kimileri için kasvet demektir ama benim için güneşli açık havalardan daha açık bir hava..
güzel bir pazar günü hafif ağlamaklı, hafif çekingen...
böyle zamanlarda hep çalışırım... çalışma odamın penceresinin kenarına çekerim sandalyemi, evimin tatlı manzarası (bir çocuk parkıdır) eşliğinde düşüncelerime beden çizerim..
bugün de öyle bir gün işte... şimdi hava güneşli olsaydı canım çalışmak istemeyecek, binbir bahane üretecektim. ama saoğlsun mikail yine hüzünlü... o hüzünlüyken de alınmasın ama ben hep mutluyum...

sabah erken kalktım. aslında pazar sabahı ritüeline çok ters bir harekettir.. uyumayı da severim ama bu gün olmadı. rüyamın tam ortasında açtım gözlerimi, pencereden baktım ve çalışma odama geçip çiziktirmeye başladım... sabah sabah:)
rüyamda da çizim yapıyordum.. çizdiğim modeller o kadar güzeldi ki kendi kendimi uyandırmak zorunda kaldım:)
4 saattir odamda rahatsız sandalyemdeyim. hala elimde kalem var. çiziyorum... ne aşk be demeyin... aşk da var gerçi ama aslında asıl neden okulumun son senesi ve bitirme projesi.. aylardır çiziyorum hem reel hayatta, hem de rüyalarda..?
ama bu sefer ilham rüyada geldi hem de ne gelmek...eh bende uykumdan uyanmak zorunda kaldım.....

ama içime sindi sonunda... bir hocam rüyaları not etmek gerek derdi... şimdi anlıyorum ne demek istediğini....

2 yorum:

  1. bu yazının bır pazar gunu eskız yaparken hayat sewıncım oldugunu daha önceden de sölemiştim sana dimi gözde:D

    YanıtlaSil
  2. :) evet tatlm bende çok mutlu olmustum:)
    senin de yazılarını merak ediyorum :)

    YanıtlaSil